Pazartesi, Ağustos 31, 2015

İki Buçuk Yıl Sonraki Ben

Sol baştan: Ben, Yine Ben,Paul, Muad-Dib ve Paul Muad-Dib
Blogumu açalı da iki buçuk yıl oldu ama asıl mesele bu değil, 7 Ocak 2013'te gelecekteki kendime -yani şuanki bene- mektup yazmışım. Tam da geçen gün buna rastlayınca şok oldum, zaman nasıl da hızlı geçmiş ve ben ne çok değişmişim... 

Not: Italik kısımlar mektuptan, parantez içleri ise şimdiki düşüncelerim.

Bugün 7 Ocak 2013… Evet yanlış okumadınız 2013… Bu yazıyı şimdi yazıyorum, aslında bundan 2,5 yıl sonra okunması için. Belki daha fazla olmuştur, kim bilir? Yani bunu okuduğunuzda 2015’in Ağustos ayı falan olması muhtemel… (Bingo! Tam olarak öyle.)

Sadece bazı şeyler düşünüyorum ve bu düşüncelerim ne kadar değişecek merak ediyorum. (Bazıları çok değişmiş, bazıları aynı.)


“Ruhum ben istemesem bile yularından kurtulup kaçan at gibi kendini daha fazla yoruyor. Kafam durup dinlenmeden, hiçbir sıra, hiçbir ortak özellik göstermeden öyle garip fikirler, öyle saçma sapan hayaller kuruyor ki, ileride bunların anlamsızlığını ve tuhaflığını görüp, kendinden utansın diye kaydetmeye başladım.”

-Montaigne, Denemeler- 

(Bu söz hala beni anlatmakta.)


Şu an sadece 16 yaşındayım. Geleceğimde ne olduğunu dair en ufak bir fikrim yok. Sürekli başka şeylere karar verip duruyorum. Sanırım geçirdiğim bütün bu zaman içinde her mesleği olmaya karar verdim. Ama biliyorum ki sadece bir tanesini olabilirim.


(Bu birçok şey olma arzum hala devam etmekte, o yüzden üniversite tercihini bile kura çekerek yaptım. Gerçekten de düşünmediğim meslek kalmadı sanırım.)


Trabzon’daki fen liselerinin tamamını kazanmama rağmen sırf özel okul diye Anadolu lisesine gittim. –Ailem istedi- (İsyan ediyorum arkadaş, Anadolu lisesinde okuyorum ama fen lisesiyle ders saatlerimiz ve sınavlarımız aynı. Bu ne menem iştir?) İlk başta feci derecede nefret ediyordum okuldan ama sonra değerini anladım. Harika insanlar tanıdım. –Kurtarıcı meleğimi burada tanıdım, daha ne olsun?- 


(Burada tabi tembellikten öldüğüm için isyan etmişim derslere. Okulumu hala seviyorum ama bakın cidden. Türkan Şoray'ın 'melek sanmıştım şeytanı' diye bir filmi vardı şuan o kafadayım. Kurtarmaktan ziyade batırmak kelimesini kullansam daha isabet olacakmış haha)

Geleceğimi düşünerek mantıklı bir karar vermek istiyorum. Tıp okumak istemediğimden eminim. Üniversite sınavına kadar ayrı bir stres, TUS’a kadar ayrı bir stres… Bunu istemediğimi biliyorum. Ayrıca müzikle ilgilenmek istediğimi de biliyorum. Keman çalıyorum ve üniversite okurken keman dersi vererek kendi paramı kazanmak istiyorum. Bunu yapmak için de rahat bir bölüm okumak gerek elbette. Ama bilime olan ilgimden vazgeçebilir miyim?


(Profesyonel olarak ilgilenmekten vazgeçtim. Kendi çapımda mutluyum ben, strese giremem. Ya üniversite okurken başımı kaşıyacak zaman bulabilecek miyim acaba? Ayrıca bursum var ne çalışacağım be peh peh askjdhsfjadl)


Anladığınız üzere çok fazla şeyi bir arada yapmak istiyorum ama bu mümkün değil. Biraz ondan, biraz bundan derken bir de bakıyorum hepsi yarım kalmış. Ben ne yapmak istiyorum? Önce bunu anlamam gerektiğini düşündüm.


Öncelikle “Ben büyük adam olucam.” Şeklinde bir derdim bulunmamakta. Evet, zamanında herkes gibi gelecekte önemli bir şeyler yapmanın hayalini kurdum bende. –Önce ciddi bir buluş yapmak en önemli hedefimdi, sonra askeri doktor olup orduya katılmak istedim vb. birçok şey işte-


(Hele loy loy loy loy)


Ama artık “Ley ley ley…” modundayım. Dünyayı değiştiremeyeceğimi biliyorum gayet de. Sanırım ben sadece sıradan –ama aşırı böyle, zirve noktası sıradanlığın- bir insan olmak istiyorum. Kendi kendime küçük ve basit bir dünyada yaşamak istiyorum. 


(Hala istediğim şey bu.)


Bu yüzden… Psikoloji okumak istiyorum. Bana uygun olduğunu düşünüyorum. Nedendir bilinmez herkes beni Güzin abla belleyip (Hayır, sen değil Guzzi :D) ne var ne yok döküyor. Yaşlı başlı insanların dert ortağı oldum yahu. –Tabi bunda huzurevinin yollarını aşındırmamın da etkisi yok değil- Ve yapmak istediğim bir iş. Öyle para kazanayım falan derdim de yok. Alacağım kitaplara ve faturalara yetse ala. –Zaten gelecekte kurulacak bir pastane için garson, bir dönerci dükkânı için de kasa görevlisi olarak iş bulmuş bulunmaktayım. Hiç olmadı o işleri yaparım.- 


(dıt dıt dıt dıt dıt... Aradığınız numaraya şuanda ulaşılamamakta...
Ya Guzzi varmış o zaman ya, o kadar eski... Ben kim psikoloji kim? Karşı aktarım dibini yapıyorum ben, sen ne diyırsın kardaş?)

Aileme gelince, babam “ne istersen o” der her zaman. Ablam da kendi işine yardımcı olmam için Nörolog yapmak istiyor beni. Annemse “ne istersem o” olmama karar verdi. Her gün gelip başka bir şey söylüyorum zaten. Ama hepsine olur diyor, bu yüzden teşekkür ederim sana anne. 

“İstediğini okuyabilirsin, istersen en kolay bölümü seçebilirsin.”

(Valla tam olarak öyle yaptım anne ahhahaha)


Bana hiçbir şekilde baskı kurmadığın için teşekkür ederim. Arada “Sana mimar sinan’da sanat okutalım.” Şeklinde teklifler sunduğun için…  Ben tembellik yapıp duruyorum, sonra sınav zamanı eteklerim tutuşuyor. Bu zamanlarda anlayış gösterdiğin için teşekkür ederim. Ben olsam bunu beceremezdim “Sınav akşamı aklın başına gelirse böyle olur. Şimdi al üçü dördü otur aşağı.” Derdim. Bunu demek yerine “çalıştığın kadarıyla…” dediğin için minnettarım ama gerginliğim azaltmıyor bu maalesef. Tam tersi, vicdan azabı duyabiliyorum. Ama bilen biliyor şimdi, her zaman fazlasıyla tembel biri olmuşumdur.


Bunu okuduğumda büyük ihtimalle bir üniversite kazanmış olacağım. Ne okuyacağımı merak ediyorum. Bunu okuduğumda ne düşüneceğimi merak ediyorum. Ama o gün geldiğinde “Ne kadar hızlı geçti zaman…” demeyeceğimden eminim. Çünkü birçok insanın aksine zamanın oldukça yavaş geçtiğini düşünüyorum.


(DAAAAAAAAAAAAAT! İnsan kendinden emin olmaya görsün, ne kadar da hızlı geçmiş zaman... Ben bunu yazdığımı çok net hatırlıyorum, bu sabah gibi.)


Ayrıca hayatın sadece okulla bitmediğini de biliyorum. Bu yüzden sadece nasıl mutlu olabilirim? Sorusuna cevap arıyorum. Şimdilik kendime verdiğim cevap bu. Ve uzun süre düşüncemin değişmeyeceğini sanıyorum. Çünkü uzun zamandır bunu düşünüyorum ve yapabildiğim ilk anda asosyalliğin dibine vurmak istiyorum. Yalnız kalmayı gerçekten seviyorum. –Kabul, ciddi anlamda şizofrene bağlıyorum ama ne yaparsın? Anahtar kelimeler: Kusur, kadı, kız-


(Ben mutluyum ki zaten ne sorusu ne cevabı?)


Öyle işte benim hayalim de bu… Sıradan bir insan olmak… Küçük bir dünyada yaşamak. Elimden geldiğince çevremdekilere yardımcı olmak ama fazla da etliye sütlüye karışmamak...Bu yüzden bunu yapabileceğim bir okul ve iş hayatı istiyorum. Çok çalışmak bana göre değil. Çok istersen de çok çalışman gerekiyor. Öyleyse istemem ve mutlu olabilirim. İstememek çok da zor değil bence. İnsan ne kadar alırsa o kadar fazlasını ister. İstemekten hiçbir şekilde vazgeçmez. Ne kadar az, o kadar haz mantığındayım ben. Her insan gibi benim de içimde küçük bir kainat bulunduğu biliyor ve hepsinden önce orayı keşfetmek istiyorum.


(Absolutely...)


2,5 yıl sonraki “ben”e saygılarımla… Ne yapıyorsun? Orada hayat nasıl? Mezuniyete kadar aynı okulda kalabildim mi? Mezun olurken geçen sene okul bahçesine gömdüğümüz saçlarımızı hatırladık mı? Herkes çok ağladı mı? Yıllıklarımızda neler yazıyor? Tahmin edebiliyorum… “Selam sister, beni tanıdın mı? Ben Sümeyra... Hani şu sevimli, şeker, tatlı, güzel, eğlenceli, komik, çekik gözlü karın…” Fatmanur hocanın çocuğu kız mı oldu erkek mi? Ahmet hoca hala okulda mı? Nedim hoca hala öğretmenlik yapıyor mu? Sevgi hoca hala koridorlarda kızların saçlarını mı topluyor? NH hala “Anlamadım.” Deyip duruyor mu her konu için? 


Ablam evlendi mi?  Ya meleğim? Meleğim nasıl? Gülüyor mu yine 7/24? Aynı okula gidecek misiniz? Karavan hayaline ne oldu? Hala kitap yazamadın mı? Blog ne durumda? Şu an ben bakıyorum da en son 8 gün önce yazmışım ve 3 izleyici var. Nypmhe ve Guzzi ne yapıyor? En son Zion T, Beenzino muhabbeti geçiyordu. Bir nevi Amoeba… Ve ben Primary deyip duruyorum. O zaman hala dilimde Primary var mı? Kore’ye dair bir şey var mı peki? 


Lee Jong Suk ne yapıyor? Öngördüğüm gibi çok ünlü oldu değil mi? Şöhreti kaldırabildi mi? O değil de albüm yaptı mı be? TVXQ ve JYJ birleşmedi değil mi? Araları ne durumda peki? Leeteuk askerden dönmüş olmalı… Şimdi Yesung mu askerde? Ya Yunho? Belki o da gitmiş olabilir. EXO’nun kız versiyonu çıktı mı? Taeyang saç modeliyle birlikte vokal tarzını değiştirdi mi? Block B şu aralar sallantıda, şirketine dava açtı. Peki, senin zamanında nasıl? Bölünmediğini söyle bana… Ya Jino? Umarım çıkış yapmıştır artık, bir zahmet yani… Taemin hala kız muamelesi görüyor mu? Kaç bin debut daha oldu?


Neyse bunları o zaman konuşuruz Ben, şimdilik güle güle…


(Hepsine cevap vermem lazım mı? Tamam başlıyorum:

Ne yapayım ya kitap müzik film yazılar, aynı her şey, geçinip gidiyoruz. Hayat güzel ve inanması zor ama evet, aynı okulda kalabildim. Saçları hatırladık da sonra ne yaptık bilmiyorum. En çok Somaliler sahneye çıktığında ağladım ben valla. Yıllığımda yazanlar... Ahahahha bu konuya girmeyeyim. Oğlu oldu galiba. Yok be gitti çoktan. Tayini çıktı onun da. O aynı, her zamanki gibi. Diyordur bence, bilmiyorum ki son iki senemi başka sınıflarda geçirdim.

Evlendi evet hayırlı olsun, o zaman evlenmek üzere değil miydi zaten ne soruyorsun bilmiyormuş gibi hıyar. Ne melekmiş arkadaş, aman bırt. Kitap yazamadım tabi, sanki yazacak zamanım var, saçma saçma konuşuyorsun. Blog iyi ya, takılıyoruz. Şuan 195 izleyici var ashghsdghj Nymphe yok, Guzzi gideli ohooo acayip uzun zaman oldu. Hala Primary dilimde tabi, bir kaç hafta önce yeni albüm çıkardı. Ben bu adama karşı niye böyleyim ya?

Aynen öyle dostum ya, feci ünlü oldu ama anlatamam. Albüm falan yapmadı tabi o ses ve müzik kulağıyla... Diyeceksin Lee Minho? Boş ver diyeceğim bende. Birleşmedi tabi, sanki olma ihtimali olan bir şey de... Teuk askerden döneli ohooo, Yesung da döndü. Ve eveğğğtt Yunho gitti, ondan önce Jaejoong gitti. Geçen gün de Yoochun gitti. Ben hala idrak edemiyorum bu durumu orası ayrı. Nasıl yani ya? Nasıl askerdeler? Olur mu öyle şey, daha çocuk onlar...

EXO'nun kız versiyonu değil ama Red Velvet çıktı, eğer sormaya çalıştığın şey buysa. Taeyang'ın saçı mı ahahah değişti değişti, vokal tarzını değişmedi pek ama. Onu bunu bırak Bigbang comeback yaptı oğluuum. Block B de çok sıkıntı çekti ama dağılmaktan kurtuldu çok şükür. İyiler şimdi, yeni albüm 2016'da gelecekmiş. Solo alt grup falan filan oldu bu sene. Yok be Jino hala yok. Çıkış yapmayı bırak adını duyan yüzünü gören yok. SM'in yeni erkek grubu var şimdi daha çıkış yapmadılar ama onlar arasında da değil. Kayıplara karıştı yemin ediyorum. Taemin mi? Yok lan çok pis erkek oldu inanamazsın. Harbiden bir kaç bin olabilir yani, ne sen sor ne ben söyleyeyim... Bitti mi sorular? Çok şükür.)

31 yorum:

  1. Duygusal bir yazı olmuş Paul ya, üstelik Guzzi'yi hatırlattın. Uzun zaman oldu gerçekten, çok samimi değildik ama Türkiye'deki ilk khh fanlarındandı, o zamanlar ondan başka bu konuda konuşan çok kişi hatırlamıyorum o yüzden özlüyorum Guzzi'yi arada :'')

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bloguma ilk yorum yapan kişiydi Guzzi, çok eğlenceli yazardı, zevkle okurdum. Evet o zamanlar pek kimsenin konuşmadığı bir konuydu ama şimdi... Ben de bloggera ilk katıldığım zamanları özlüyorum, o zamandan bugüne kalan çok kişi yok...

      Sil
    2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    3. Kabul etmeliyim ki... Evet bazılarına oluyorum, dağdan gelip bağdakini kovanlara, bazı şeylerden haberi olmadan atıp tutanlara falan ama çok hoş insanlar da var içlerinde haklarını yiyemem

      Sil
  2. Çok güzeldi okurken hiç sıkılmadım ve bayıldım :) kendine hıyar demen falan çok samimi :) peki şu anda ne okuyorsun onu yazmamışsın ??

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahahha teşekkür ederim memnun oldum :'') Sinema ve Televizyon :D

      Sil
  3. Şey bir de yazına bayıldım acaba blogger topluluğumda paylaşsam senin için sorun olur mu ??

    YanıtlaSil
  4. Uff..beni hatırlattın kendime..benim de öyle düşüncelerim var..bir çok işi aynı anda yürütmek gibi şeyler :P
    Yazın çok güzel..samimi olmuş ellerine sağlık^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok fazla şeye ilgimiz olduğundan herhalde bilemiyorum :D Ben teşekkür ederiim :'')

      Sil
  5. uzun bi ara sonra blog kontrolü ... İçim cızladı be. Amannn zaten cızlamaya yer arıyo. 2,5 felan değil yani o zamanlar(en azından benim sister diyişimi göz önüne aldım ve saygıdeğer kurtarıcı ilişkini(pis adam bakması)) çok yakın be çok çabuk bitti(yaşlı surat ifadesi)
    -FROM:tatlışiringüzelsevimlifit-
    -TO:dahadolmuştaparauzatamamasınarağmenüniversiteyegidecekolantanımlanamayanuçanözne(ufs)-

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O senin terbiyesizliğin efenim, bir zamanlar ana sayfan mı neydi peh peh sskjdahksjdh :D
      Benim de yazarken cız etti be saygıdeğer dostum, çok çabuk yaşlandı(m)k
      Sisterlar darlingler... :'(

      Sil
    2. Ama sorunun olduğu bi nokta var o da şu ki ben hala aynıyım yani lise bana hiçbirşey katmamış otum ben bayağı ya ot :-P ama aga arkadaşlık dengelerimiz çok oynadı valla bazen bunu düşünüp düşünüp şaşırıyorum yeminle bak

      Sil
    3. Benim için biraz başladığım yere dönmek gibi oldu açıkçası :D Üniversiteye artık askfbasldkfjhadskjfh :D

      Sil
    4. ahahah yıllarca sürünüp sonra başladığın yere dönmek.. acımasızca

      Sil
  6. Ne yazsam ne söylesem? Fazlaca değişiklik

    - şeytan

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Değişmemesi mümkün müydü?
      nickname için teşekkürler! ^_^

      Sil
    2. Bazı şeyler daha farklı olsaydı belki. Öyle düşündüğünü bildiğim halde okumak garip geldi. Nicnamelerin de hasını koydum bu arada

      Sil
    3. Üzgün olmadığım için üzgünüm.
      Öyle ya da böyle seni ayırt etmemi sağlayacak...

      Sil
    4. Yine saçma sapan konuşmaktansa susmayı tercih edeceğim sanırım. Zaman alıştırmak zorunda. Bazen ayırt edilir şeyler yapabiliyorum galiba

      Sil
    5. Her zamanki gibi.

      Sil
    6. Ve uzun düşünmeler sonucunda fark ettim ki bu da benim duvar örme şeklim

      Sil
    7. Biraz geç fark ettin, bilmediğim bir şey değil.

      Sil
  7. Merhaba.. Seneler öncesinden kendine mektup yazıp şimdi cevap vermek değişik bir fikir, güzel bir deneyim olmuş :) Özel olmazsa, kurtarıcı meleğine ne oldu geçen iki senede?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O zaman bunu yazarken okuyacağım gün hiç gelmeyecek gibiydi ama... :)
      Nasıl anlatabilirim diye düşünüyorum şuanda... Bir konuda kurtarıcı olan başka konularda dibe çekebiliyormuş diyeyim mi? Farklı yönlere doğru hızlıca ilerledik sonra bir de dönüp baktık ki geri dönemeyeceğimiz ve dönmek de istemeyeceğimiz kadar yol almışız. Haydi sağlıcakla dedik, yürümeye devam ettik.

      Sil
  8. Kurtarıcı meleğin seni neyden kurtardı ki :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nefretten, insanların önemsiz olduğu yanılgısından...

      Sil
    2. Ondan önce yanında olabilecek kimse yok muydu :(

      Sil
    3. Vardı ama onun yaptığını yapamamışlardı, belki olaylar farklı ilerleseydi başka insanlar vardı bunu yapabilecek ama böyle oldu işte, yine de üzgün ya da pişman değilim :'')

      Sil