Cumartesi, Şubat 15, 2014

“Yine Japon Filmi Mi İzliyorsun?”

Aslında yazmak istediğim başka konular var ama unutmadan şu filmleri bir aradan çıkarayım dedim. Önceki hafta sırf Japonca’nın hatırına Japon filmi izleyip durdum. DÜ beni her aradığında “Japon filmi izliyorum.” Dediğim için artık “Ne yapıyorsun?” yerine “Yine Japon filmi mi izliyorsun?” diye sormaya başladı. Ama sonra ilgi alanım değiştiği için filmlerin sayısı beşte kaldı. Evet, her haftayı bırakın her saat değişiyor benim ilgi alanım.

Ore Ore 2013


Konu itibariyle diğerlerinden farklı olduğu için bununla başlıyorum ama aslında bunu en son izledim ben. Filmin pek çoklarının izleme nedeni Kamenashi’dir herhalde, en azından yorumlardan öyle anlaşılıyor. Gerçekten de filmde Kame’den bol bir şey yok. Hepimiz, aslında Kame’yiz. Ne demek istediğimi filmi izleyince anlayacaksınız. Bana gelince KAT-TUN’daki favorim hiçbir zaman Kame olmadı.

Geçen yılın Mayıs ayında vizyona girmiş, yaklaşık 2 saat. Filmde Kame, bir teknoloji mağazasında çalışan, normal bir insan evladını oynuyor. Her şey sıkıcı olacak kadar normal. Sonra bir gün yemek yerken yanında oturan adamın, yani Daiki’nin telefonu onun tepsisine düşer, geri vermeye çalışır ama adam konuşmasını bölüp de onu dinleme zahmetini göstermez. Kame de telefonu alır ve gider. Daiki’nin annesiyle sanki Daiki’ymiş gibi konuşur ve hatta kendisinden para alır. Sonradan birden bütün her şey sarpa sarar ve her yer bir anda Kame’nin fiziksel ikizleriyle dolar.

Film sonuna kadar heyecanla seyrettim. “Vay be güzel filmmiş.” deyip durdum izlerken ama finalde beni bitirdi. “Bu mu yani?” dedim, büyük bir hayal kırıklığına uğradım. Ben olsaydım finali şöyle yapardım: “Kame şizofrendir, buna hem genetik yatkınlığı –annesi de bir tuhaftı zaten- hem de çevresinin etkisi neden olmuştur. Böylece kendine yeni bir dünya kurar ama sonra bu dünya onu çıkmaza sürüklemeye başlar, böylece kendi dünyasını yine kendisi yok eder.” Açıkçası en azından soruların bir cevabı olurdu. Ama öyle bir finaldi ki insana “Eee?” dedirtti. Mutlu son olmadı yetmiyor bana, anlatabiliyor muyum?

Filminin en çok beğendiğim yanı ismiydi elbette. “Ore Ore” yani “Benim benim” filmin içeriğiyle de çok uyumlu ve ironik bir ad olmuş. Şakşakşak

High School Debut 2011


Bu filmin mangası da varmış. Konu kesinlikle klişe ama bu izlediklerim arasından en çok bunu sevdiğim gerçeğini değiştirmiyor. Bir kere film inanılmaz komik. Koltukları yumrukladım, yerlere yattım, hülasa gülmekten ne yapacağımı şaşırdım. En trajik sahnede bile komikti düşünün. O yüzden bol bol güleceğiniz bu filmi rahatlıkla tavsiye edebiliyorum.

Başrolümüz olan Haruna (Ito Ono) ortaokulda habire beysbol oynamış. Bu yüzden liseye gelince de aşık olmayı kafaya koymuş ama tabi ki “Aşık olayım.” deyince de olunmuyor. Neyse, bu kız aşık olmaya çalışırken kendine bir aşk koçu bulur. Tabi ki bu koç okulun en popüler çocuğu olan Yoh (Junpei Mizobata) olacaktır.  Bir başka klişe ise Yoh’un kadınlardan nefret etmesi, bu yüzden koç olmayı kabul edene kadar kıza kırk takla attırmasıdır.

Yoh tatlı gibiydi ama Junpei halini beğenmedim. Gerçi yine de gülünce insana benziyor, bu önemli bir nokta. Sen hiç gülme dediğim çok Japon var çünkü. Dahası Junpei “Fly With the Gold” filminde de oynamış. Hiç fark etmemiştim ama Changmin’le aynı seti paylaştığı için benden ikinci bir artı aldı. :D Neck ve You Dance with the Summer isimli filmleri komik gibi, belki izlerim. Haruna/Ono ise her haliyle tatlı. Şirin şey ya…

Dediğim gibi olaylarda sıra dışı hiçbir şey yok, her şey tahmin ettiğiniz çizgide yürüyor. Ama asıl filmi film yapan ayrıntıları. Gerçekten çok komikti. Hatırlayınca bile gülüyorum.

Shirutsu Bakelaya Koukou 2013

En saçma anları koymaktan büyük bir zevk aldığım doğrudur. :D
Esasında Shiritsu Bakaleya dizisinin devamı imiş, diziyi izlemeyi düşünen varsa hemen kararından çark edip filmi izlesin. Bütün diziyi izlemiş kadar oluyorsunuz.

Öncelikle başroldeki kız gerçekten güzeldi ama bir o kadar da berbat oyuncuydu. O kadar yapmacık geliyor ki eh-peh-böh yani. Yine başroldeki çocuğu da tutmadım, o tiple iyi göründüğünü düşünmüş olamaz değil mi? Sokakta görsem kaçarım, eli yüzü düzgün de bir çocuk halbuki. O hale getirmek için bayağı uğraşmış olmaları gerek. Neyse bu çocuk okuldaki dövüş grubunun lideri, kız da öğrenci başkanı ve anlaşılacağı üzere birbirlerini seviyorlar. Ama kız okumak için Amerika’ya gidecek. Bir numaralı sorun bu. İkincisi bu kavga edip duran grup başka bir okulun sınıfıyla birleştiriyorlar ve bu okulda en ufak bir sorun çıkartırlarsa atılacak. Yani hiç kavgaya girmemeleri lazım. Ama bilmem ne okulundaki bilmem ne grubu “En güçlü biziz!” diye ortada dolanıp, bütün okullardaki grupları benzetiyorlar. En son sıra bunlara geliyor. Diğer sorun da işte bu.

Shintaro Morimoto: Başroldeki çocuğu oynayan arkadaşımız. Dediğim gibi pek tutmadım bunu, Ben de olsam lider diye bunu istemezdim.

Hokuto Matsumura: Liderin en yakın arkadaşı, onu en iyi tanıyan kişi.

Jesse Lewis: Adından anlaşılacağı üzere melezmiş. Sevmekle gıcık olmak arasında gidip geldim. En yakın arkadaşıyla birlikte gruptan çıkmıştı ama finalde yine döndü.

Yuga Kochi: Adı geçen yakın arkadaş. Sevimli bir çocuktu.

Taiga Kyomoto: İşte benim favori adamım. Boynundaki fularla, umursamaz, soğukkanlı karakteri oynuyor. Çok da iyi dövüşüyormuş. Bu çocuğu cidden sevdim ve de mimledim, diğer yapımlarına da bakacağım. Kamen Teacher diye bir dizide oynamış. Sadece 12 bölümmüş belki bir gün izlerim. Jesse de oynuyormuş.

Juri Tanaka: Filmdeki karakterine bayıldım. “Erkekliğin onda dokuzu kaçmaktır.” Özdeyişinin vücut bulmuş hali. Sağ olsun pek güldürdü beni.

Tamamori Yuta: Bütün okulları ezmeye karar veren çocuğun abisi. Muhtemelen onu gören herkes en az bir kez Jaejoong’a benzetmişti. Filmde benim favorilerim ağabeylerdi açıkçası. Biraz öcüye benziyor ama bu çocuğu filmde sevdim. İzlemeye karar verdiğim filmerden biri olan Gokusen’de oynamış.

Uchi Hiroki: Ve favorilerin favorisi! Morimoto’nun abisini oynamış, üstelik uzaktan yakından benzemedikleri halde. Ama mümkünse bunu alıp eve götüreyim ben. Ayrıca kendisi Kanjani8 ve News’in eski üyelerindenmiş. Hala Johnnys’te olduğunu belirtmekte fayda var. Çok da tipsiz bir şey ya… :3

Filme dönecek olursak, aşk sahnelerini atladım dövüş sahnelerini izledim. Böyle yaparsanız izlenebilitesi olan bir film ama baştan aşağı çekilmez bence. :D

Spring Story 2003


Kendisi tek bölümlük dizi süresinde olup bana film diye yutturulmuştur.

Akane’nin hayali ünlü bir modacı(?) olmak. Kei’nin ise ünlü bir basketbolcu. Uzun yıllar iki yakın arkadaş olan bu zeka küpleri birbirlerine açılamıyorlar ama tartışıp duruyorlar. Saçma sapan şeyler yapıp durdular beni sinir ettiler. Güzel olan hiç durmadan yılların akmasıydı.

Kei (Shin Oguri) bazı açılardan bakıldığında Sung Joon’a benziyordu. Bu özelliği ile dikkatimi çekti. Ha bir de gördüğüm nadir uzun Japonlardan biri olması da önemli bir sebep. Kendisi pek ünlü bir oyuncu. Tabi bu dizi/film on yıl öncesinden kalma olduğu için o zamanlar gençmiş tabi, henüz yirmi bir yaşındaymış. Böylece Sung Joon 10 yıl sonra nasıl olacak onu da gördüm. :D Akane (Nishihara Aki) ise pasif kaldığı zamanlarda beni sinir etse de kız olduğu için sevdiğim bir karakter oldu. Feminist yanım işte, ne yaparsınız? Onun da bayağı geniş bir dizi geçmişi varmış.

Sonuç olarak izledim de elime ne geçti, diyorum. Finalde çocuğun “Bir daha karşılaşırsak evlenelim.” demesine yıkıldığımı belirtemeden geçemem. Sanki pazardan soğan alıyor.

Love Fight 2008


Buna çok güldüm ama sorun şu ki bu komedi filmi değildi.

Minoru (Kento Hayashi) sağdan soldan dayak yiyen bir çocuk ama ona koyan bu değil. Çocukluk arkadaşı ve daha kötüsü bir kız olan Aki’nin (Kei Kitano) onu koruması. İşte arkadaşımız buna dayanamıyor. Ve Aki’yi yenmek için boksa başlıyor. Ama çok geçmeden Aki de kulübe katılınca hiç hoş şeyler olmamaya başlıyor.

Genelde kızlarla aramda sorun olmaz ama bu filmdeki iki kızı da sevmedim. Aki çok kendini beğenmiş olduğu için sinir bozucuydu, kendine güvenmenin de bir sınırı vardır ama… Okuda ise… Okuda mı? O bildiğin salak saçma bir kızdı. Öyle bir insan olamaz, inanmıyorum ben. Minoru’ya gelince oyunculuğu fena değildi ama o kadar ezik bir karakter olmasına dayanmak çok zordu. “Patlat şu kıza iki tane.” dediğim zamanları sayamadım bile.

Sıradışı olmasını bekledim ama değildi, yani sıkılarak izledim. İşim gücüm yok mu ben niye bu filmi izliyorum dedim. Film arasında da biraz boks yaptım. Öyle işte…

Evet, burada bitiriyoruz gençler. Peki, sonra ne istersiniz? Film, kitap, müzik, anime? Edebiyat da parçalayabilirim asdfghjklş... Güle güle.

12 yorum:

  1. Merhaba ^^
    ''Sonuç olarak izledim de elime ne geçti, diyorum. Finalde çocuğun “Bir daha karşılaşırsak evlenelim.” demesine yıkıldığımı belirtemeden geçemem. Sanki pazardan soğan alıyor…'' ahahaha çok güldüm bu yoruma.
    Yorumların çok eğlenceli olmuş. Doğru düzgün Asya yapımları izlemediğim için bir şey diyemeyeceğim ama Highschool Debut izlenebilecek gibi duruyor kkkk XD

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Merhabaa hoş geldiiin^^
      Çok iyi Asya yapımları olduğu gibi çok gereksiz şeyler de var. Highschool Debut gülmek için birebir ama mantık, kalite falan aramaya kalkmamak gerek, gülüp geçtiğin sürece izlenebilecek bir film. :D

      Sil
    2. *-*
      Şahsen ben Japon dizi veya filmlerinde mantık aramamak gerektiğini düşünüyorum. ''Japon dizisi/filmi'' dendiğinde aklıma ilk gelen şey Japon dizilerinin/filmlerinin kendine has saçma-ve-biraz-garip komedisi. Dibine kadar dram kokan çalışmaları da var tabii ki,o ayrı konu. :D


      Genelde izlediğim diziyi yarıda bırakma,ilk bölümünden bırakma veya hızlı bir şekilde filmi ileriye sarıp sahnelere bakma gibi uyuz alışkanlıklarım olduğundan dolayı Asya yapımlarıyla yıldızım pek de barışık değil asdfhfjhfdjfgd.

      Aslında Japonlarda malzeme bol ama nasıl kullanacaklarını pek bilmiyorlar,daha doğrusu pek iyi kullanamıyorlar bence.

      Sil
    3. Hiç Japon dizisi izlemedim ama filmlerin öyle olduğu gittikçe daha çok kesinleşiyor. :D

      Diziyi ileri sarma olayı bende de çok fazla var, ilgimi çeken bir kaç Kore dizisini de böyle izledim zaten. White Christmas hariç. Çok iyi anlarım seni yani :D

      Benim de beklentim yüksekti ama hayal kırıklığına uğradığımı itiraf etmeliyim, izledim beş filmden sadece birini beğenmiş olmam biraz kötü :D

      Sil
  2. Vay be! Benim arkadaşım oturmuş Johnnys tayfasının filmlerini izlemiş! :D

    İçlerinden izlediğim tek film High School Debut'tu. O da dediğin gibi son derece klişeydi ama güzeldi. Başroldeki kızı çok beğenmiştim. Özellikle de saç modelini. :D Tam yılbaşında izlenecek filmdi. :')

    Ore Ore'yi o kadar çok duydum ki, gına geldi artık. Bir ara izleyeceğim ama kesinlikle. Kame varken izlemek farz çünkü. :D Benim şapşirik (!) Kame'm... :') Çocuğun oyunculuğu iyi bir kere, ses de var, görüntü de yok sayılmaz... Daha ne olsun? :P

    Bakaleya'yı görünce bir "Hönk?!" dedim. Ancak sonradan gördüm ki diziyi değil, filmini izlemişsin. Ben de tam tersi, diziyi izleyip filmi izlememiştim. :D Yalnız Jesse'ye gıcık olmak ve onu sevmek arasında gidip gelmene şaşırdım. Benim favori Johnnys'lerimden kendisi ve onu sevmeyen birini henüz görmemiştim. :D

    Yalnız Taiga konusunda sana şiddetle katılıyorum... Favori Junior'um. :') Keşke Johnnys daha çok gitse şu çocuğun üstüne. Sesi de hoş çünkü. İş var bu çocukta. :')

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Abartmayalım, algıda seçicilik yapıyorsun bir kerem :D Ben Johnnys karşıtı sayılırım bir kere, niyesini sorma, bilmiyorum. Belki de fazla katı kuralları olduğu içindir^^

      Ore Ore'yi ben de çok duymuştum. Kame'de sorun yok da filmin finali hönktü yani. Senarist oluyorum arkadaşlar, yeter. :D

      Jesse'ye neden sinir oldum biraz onu açıklayayım, bu sabi genç yaşta ünlü olunca bir havalara girmiştir kesin, tipinde var egoistlik, ondan :D

      Kyomoto'yu çok sevdim ben ya, gerçi normalde nasıldır bilemem ama ben birini sevmişsem kesin iş vardır onda diyormuşum asdasdsad Ama sese bakılırsa Jesse de daha iyi gibi. Zaten bu ikisini kapıl yapmışlar, gezdiriyorlar :D Ama Kyomoto... Junnosuke ile Changmin'in çocuğu gibi. Ama keşke burnunu Changmin'den alsaymış :D Neyse, böyle de kabulüm. :D

      Sil
  3. Koukou Debut'un mangası çok sevilir *------------* Hatta o kadar güzeldir ki bir yere gelinir salya sümük ağlar "Yoooğğğ Harunaağğ" diye isyan edersin. Ama filminde aynı şeyi söyleyemeyeceğim tabii u_u Haruna'nın şapşal hareketleri olduğu doğru ama bu kadar da şapşal değil. Ayrıca Yoh da bildiğin kapı gibi adam. Ama filmde sanki malzemeden çalmışlar u_u Teknik ve tiplemeler açısından eksik bi filmdi ama güzeldi ♥
    Ore Ore'yi de hep orada burada görmüştüm fakat izlememiştim *-* Eğer önerirsen ben de izleyeceğim :3

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ahaha filmde malzemeden çalmış olduklarına inanabilirim :D
      Mangasını okumadım ama zaten genelde gülmeyi tercih ettiğim için film benim için sorun olmadı. Haruna'nın her şapşallığında ayrı güldüm. :D
      Ore Ore finali açısıyla bir hüsran oldu benim için. Aslında konusu ilginç geldiği için açıp izledim, yoksa Kame'yle işim olmaz benim asdasd :D Eğer filmde olan tuhaf olaylar için mantıklı bir açıklama beklemezsen beğenirsin ama benim gibi beklersen "Ya bir yürü git abi..." dersin :D

      Sil
  4. Yanki dizileri herkese hitap etmediğinden filmini çekilmez bulman normal doğrusu, ama SBK benim dizimdir. Canımdır. Yanki dizilerinin Gokusen'idir ki Gokusen de kısmen yanki dizisiydi. Diziyi izlemeden filme geçmen hata olmuş bence, dizisine bir bak. Şayet eğlenmezsen de, Kamen Teacher'ı pek tavsiye etmem çünkü aynı janrdan geliyorlar. :3

    High School Debut... LAAAĞN RJHGDSFHJGFSDJ FİLMİM BENİM SDFHJGDSFHJGDSJSDHFJKA love com ile birlikte izlemiştim zamanında, sanırım en anıra anıra güldüğüm günlerden biri olmuştu jfdhbdfjhgdfkj

    daha diğerlerine bakmadım, bi çek it yapayım

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evet evet bana hitap etmediği kesin :D Diyorsuuun peki hangisi daha komik? SBK mi yoksa Kamen Teacher mı? Benim için en önemlisi bu :D

      High School Debut'a gülmeyen insan değildirasdfghjkl Bazı yerlerde filmi durdurup gülme krizine girdim ya :D

      Sil
    2. sbk tabii ki ağbi :D

      Love Com'a da bak bi

      Sil
    3. SBK'nin her bölümü ilk bölümü gibiyse ben bu diziyi iki saat içinde bitiririm :D İlgimi çeken yerleri izlemem sadece 10 dakika sürdü çünkü :D
      Love Com'a baktım da bilemiyorum konusu beni cezbetmedi :D

      Sil