Çarşamba, Haziran 25, 2014

Eski Bir Kâbusun Yeniden Ortaya Çıkışı: Gapdongi



Yılın en iyi polisiyesi olur bence… Dizileri çok takip etmediğim için ve elimdekileri de bitirdikten sonra etmeyeceğim için kesin konuşmak zor ama çok iyi diziydi şimdi. Atlamadan izledim diyemem ama meraktan duramıyordum, ne yapayım? 

Lee Joon’un psikopat rolü oynadığı bir dizi varmış diye duyduktan sonra diziyi izleme kararı aldım ama benim dizi izleme kararlarım pek istikrarlı olmadığı için haftalar geçti. Sonra bir ara ultradiziizleyicim olan Deniz Ürünü’ne bahsettim, şimdiye kadar tanıdığım K-fanları içerisinde drama konusunda en geniş kapsamlı bilgiye sahip kişi diyebilirim. Kendine has bir dizi izleme yöntemi olmasına bağlıyorum bunu.

Neyse, birkaç gün sonra yanıma geldi ve “Çok güzeeeeeel, harikaaaaa” nidaları eşliğinde diziye ayılıp bayıldığını, hatta hiç sarmadan izlediğini söyledi ki bu gerçekten yeni bir çağ açabilitesi olan bir vukuat. Derken derken birlikte diziyi takip etme kararı aldık. Bu süreçte Gap Dong ile yatıp kalktık, psikolojimiz alt üst oldu ve ben hayatımda ilk kez birden fazla dizi takip ettim. Çünkü efenim bölümleri sindiremiyoruz, üstüne bir şey izlemek lazım geliyor. :D

Neyse yazıyı iki bölüme ayıracağım, ilki henüz izlemeyenler izlesin diye tanıtımvari olacak, ikinci bölüm izleyenler için kritik gibisinden. Yani ikinci bölüm spoilerın dibi anlamına geliyor :D  (Bu arada dizi pilim de bitti, zar zor izliyorum. Şiştiiiiim! Doctor Stranger ve You’re all Surrounded’ı tamamlayamayacağım diye çık kırkıyorum. Flower Grandpas her türlü biter de :D )


I.BÖLÜM

Dizinin gerçek bir hikayeden yola çıktığını söyleyerek başlayalım. Dizide Iltan seri cinayet davası olarak geçen dosya aslında Iltan’da değil Hwaseong’da yaşanmıştır. Güney Kore tarihinde en utanç verici ve en ünlü faili meçhul davadır. 15 Eylül 1986 ile 3 Nisan 1991 yılları arasında yaşları 14 ila 71 arasında olan on kadın bağlanmış, tecavüz edilmiş ve öldürülmüş olarak bulunmuş. Çoğu kendi çamaşırlarıyla bağlanmış ve boğulmuş. Ele geçirilen kanıtlara göre katilin yirmili yaşlarında B kan grubu bir erkek olduğu saptanmış. En sonunda davada çalışan memur sayısı iki milyonu ve şüpheli sayısı ise 21.000 civarını bulmuş. On beş yıl sonra, 2 Nisan 2006’da, dava aşımı nedeniyle dosya kapatılmış. Katilin kim olduğu hala bilinmiyor.

Bu dosyayla ilgili iki yapım baş göstermiş. Biri 2003 yapımı Memories of Murder, diğeri ise şuan bahsettiğimiz dizi olan Gap Dong. (Dizide aynı zamanda filmden de esinlenilmiş.)

Memories of Murder’ı dizi onuncu bölümde falanken izledim. Deniz Ürünü’yle birlikte akşam vakti izlediğimiz için DÜ bayağı bir korktu. (Hatta eve göndermedi beni.) Başrollerinde Song Kang Ho ve Kim Sang Kyung’un yer aldığı film gerçekten harikaydı.  Hatta o kadar iyiydi ki aradan beş-altı hafta geçmesine rağmen hala düşündükçe fena oluyorum. Kült filmler kategorisinde değerlendirilebileceğini düşündüğüm bu yapım zaten 25 tane ödül almış toplamda. Diziyi izlemiş olabilirsiniz, izleyecek olabilirsiniz, umurunuzda olmayabilir ama bu filmi izleyin. Muhakkak izleyin. Her saniyesi muhteşemdi.

Film o dört küsur yıllık süreçte yaşanan olayları konu alırken dizi ise bulunamayan katili kendi kendine tanrı edinen bir psikopatın cinayetlere yeniden başlamasını anlatmış. Katil sayısı artınca olaylar çok daha karışık bir hale geliyor. Cinayeti kimin işlediğini bilmek her şeyi çözmüyor…

KARAKTERLER:

Ha Moo Yeom (Yoo Sang Hyun)


Secret Garden’ın Oska’sını başka bir rolde daha izlemediyseniz bir anda karşınızda manyak bir dedektif olarak bulunca alışamazsınız. Ama ben araya bir I Hear Your Voice sıkıştırmış olduğumdan çok da yadsımadım. Orada da avukattı mesela. I Hear Your Voice demişken, aynı yönetmen. Bence bu adamla Oska kesin kankalar. Bir de Cheongdamdong Alice’in yönetmeniymiş.

Dedektif Ha daha çok “Deli Keşiş” lakabıyla bilinen, hafif kafadan çatlak bir tipleme. Her polisiye dizide var olanlardan hani. Babası Gap Dong davasında şüphelilerden biridir ve yine bu dava sürecinde ölür. Küçük Ha da gerçek Gap Dong’u bulmak için dedektif olur. İlk bölümler dosyanın amiri olan Korkunç Kaplan’la didişir dururlar. İkisi de Gap Dong’a hayatlarını adamıştır.

Yang Chul Gon (Sung Dong Il) 


Korkunç Kaplan dediğimiz bu adam gerçek Gap Dong davasında da, taklitçinin davasında da sorumludur ve kafayı bu davayla bozmuştur. Ona göre herkes şüpheli, herkes potansiyel Gap Dong’dur. İlerleyen bölümlerde Dedektif Ha’nın babasıyla çok kötü anıları olduğunu görüyoruz. Sanırım en çok bu adamın mutlu olmasını istiyordum, gerçekten çok acı çekti. En çok ona üzüldüm.

Oh Maria/Kim Jae Hee (Kim Min Jung)


9.cinayetteki tanık –ve tek tanık- olan ve en yakın arkadaşı ölen Jae Hee aradan geçen uzun yıllar sonrasında psikiyatr olmuştur ancak Gap Dong’u hala unutamamıştır elbette. Dahası bu olay kadının dengesini de bozmuş. Ne demek istediğimi izleyince anlayacaksınız. Onca psikopata rağmen bence dizideki en dengesiz kişi Dr. Oh Maria’ydı. Hala bulunamamış olan Gap Dong’un  hapishane kliniğinde olduğuna dair bir dedikodu çıkınca Gap Dong’u bulmak umuduyla orada çalışmaya başlar.

Ryu Tae Oh (Lee Joon)


Gap Dong’un taklitçisi olarak cinayetleri yeniden başlatan psikopatımız Lee Joon’du. Ryu Tae Oh, hapishane kliniğinde Gap Dong’un cinayetleri nasıl işlediğini öğrenir ve çıktıktan sonra da tarih sırasında göre, aynı yöntemlerle kadınları öldürmeye başlar. Rough Play’de de çok iyiydi, bu dizide de harika bir oyunculuk sergiledi. Ayıla bayıla izledik kendisini. Gerçi kendisine oyunculuğu için on üzerinden bir buçuk vermiş ama... Bakışlarının çok iyi olduğunu düşünüyordum, fazlasıyla boş bakıyor, psikopat olmak için ideal. Sonra dikkat edince fark ettim, gözlerinin rengi çok koyu. Kimsenin gözü %100 siyah değildir ama Lee Joon'unki neredeyse öyle. Bu da gözündeki pırıltıları daha gizemli yapıyor. Bence bu onun için büyük bir avantaj olmuş.

Lee Joon'dan senaryo okuma dersleri...


Ma Ji Ul (Kim Ji Won)


Diziye renk katan insan! Bu kız olmasa gülemezdik açıkçası. *Dedi dizinin en ciddi anlarında gülüp duran Paul* Hayatını kurtardığı için Ha’ya minnettar ve aşık. Çizimleri ve webtoonlarıyla göz dolduruyor. Ryu Tae Oh’tan modeli olmasını istediğini gülmüştük. Herkes bu ikilinin birlikte olmasını istedi. Peki, ne oldu? Söylemiyorum. Ha bir de nasıl ağlak bir kızım Allah’ım, her bölüm ağlanır mı? Jong Suk’tan beter çıktı. :D

Cha Do Hyuk (Jung In Ki)

Dosyada çalışan diğer bir şef, Korkunç Kaplan Gap Dong’u bulamazsa dosyanın başına geçecek adam. Aynı zamanda küçük Ha’ya ağabeylik etmiş, mülayim bir adam. Gençliğini Kim Hyun Woo diye bir adam oynuyordu, biz çok sevdik gençliğini. :D Benden bir gün sonra doğmuş.^^ Tabi on iki yıl önce.

Han Sang Hoon (Kang Nam Gil)

Maria’nın üvey babası, Ha’yı büyüten adam ve profilci. Bu adamla alakalı pek çok şey yarım kaldı bende ama çok da mühim değil sanırsam. Diğer oyunculara girmiyorum.

MBLAQ'ten tam destek. O kadar ki Mir Gap Dong olmak nasıl olur diye denemiş bile :D
Lee Joon'u kurban olarak görmek ilginç :D
Bu da manyak Yonghwa'nın destekleme şekli :D Fena güldüm :D 


II.BÖLÜM

Spoilerın dibi olan bölüme geldik, izlemeyenler okumasın pliz atenşın. 
Ayrıca bu kısımda bol Joon gifi göreceksiniz uyarayım.


Her şey güzel başladı, sonra daha da güzelleşti. Ryu ile Ji Ul olsun istediler ve herkese göre olacaktı da. Ben de olsun istedim ama bir yandan da “Kalıbımı basarım olmayacaklar,” dedim ve de olmadı. Hatta o kadar çok dediğim şey oldu ki bir ara “Acaba senarist ben miyim?” diye düşündüm. Ryu’nun öleceğini söylemekten dilimde tüy bitti zaten. İdam cezası olur, intihar olur, ne olur bilmem ama bir şey olur ve muhakkak ölür. Ve de öldü, hem de bir bir başka taklitçi tarafından. (O çocuk da tatlıydı bakın, böyle katillere… Neyse neyse yeterince psikopat sevdim ben. :D)


   


   

  

Ji Ul’un da vicdan azabından ölmesini istiyordum çünkü efenim sonradan fena halde kafamı kızdırdı benim. Tutturmuş bir keşiş diye… Anlayacağınız üzere deli keşişi hiç sevemedim efendim. Maria’ya da uyuz oldum. Hele bu ikisinin aşkı çok sıkıcıydı. Son sahnede Ryu, Maria’nın kucağında ölünce “Keşke Ji Ul olsaydı” falan dediler ama ben Maria olmasından memnundum. Ohh has oldu sana, sen misin daha öncesinde çocuğu ölüme terk eden? Yaşa bakalım şimdi bu acıyla.


Daha en başlarında Ji Ul ile Oh Maria arasında bir kay-pay-po olacağını tahmin etmiştim, hatta Maria’nın kazanacağını da söylemiştim. DÜ şahidimdir, otuz kez söyledim bunu. Ve gerçekten en iyi sahneler Kay-Pay-Po sahneleriydi. Daha sonradan biz de oynadık üç kişi; Ben, Deniz Ürünü, Metüriç. O kadar komik ki, Metüriç ne olursa olsun kaybetti, daimi kaybeden oldu. Hiç şansın yok, dedik biz de ona. Taş Kağıt Makas oynamamalı. :D



Gap Dong’un muhtemel sonu  hakkında yanıldım. Ben filmdeki gibi kanıtlanamaz ya da herhangi bir nedenden dolayı ceza verilmez diyordum. Nitekim ölmeden de yırttı ama hapiste olduğu için hayal kırıklığı yaşadım. Benim muhtemel sonum daha etkileyiciydi. Ama şu yeni taklitçi olayını beğendim. Gap Dong’lar ölmez, cinayetler bitmez mesajını almış olduk. Bu arada diziyi izlerken DÜ’nün en merak ettiği şey Gap Dong’un nasıl durmuş olduğuydu. “Bence öldü.” Diyordu. Ben de şey demiştim: “Durduğuna nasıl karar veriliyor ki? Ceset bulunmamış olması durmuş olduğunu göstermez. Hiç bulunamayan ceset niye olmasın?” Nitekim sonunda gerçekten de durmamış olduğunu, cesetleri gömdüğünü görmüş olduk.

Bir de şu dissosyatif çoğul kişilik bozukluğu meselesi var ki, benim uzman olduğum alan olur bu kısım. Aslında ben affluenza (Zenginlikten gelen bir hastalık gibi, ben daha çok rahatın batması diyorum. :D) denilmeden önce ÇKB’yi Lee Joon için düşünmüştüm. Ama sonra Cha kaptı benim fikrimi. adasdsadasd  :D Ve çoklu kişilik bozukluğu meselesi ilk ortaya çıktığı anda “Değil, kullanıyor. Değiiiil, sizi kandırıyor.” diye çemkirdim. Bu bölümleri DÜ ile birlikte izlemiştik, o da “Belki öyledir ya…” dedi. Sonra ben de durdurup, ona “Avukat” filmini anlattım. Ama George Clooney’nin oynadığı film değil, başka bir tane. Çok iyi bir filmdi o da. O sahneler resmen o filmden çarpılmış gibiydi, DÜ’ye ne anlattıysam az sonra dizide oldu.

Sonra da "Ben demiştim" diye güldüm :D
Ryu’ya dönersek final bölümünde kazandığını, gerçek Gap Dong’un o olduğunu çünkü nasıl durabileceğini bulduğunu falan söylemişti. Ben biraz buraya takıldım sanırsam, gerçekten Ryu durabilir miydi? Yoksa aynı uçakta olduğu gibi, kafası kızdığında kendini dizginleyemeyip birilerini öldürecek miydi? İnsanlar artık iyi olduğuna ve durduğuna inandılar ama bence yaşamaya devam etseydi durmazdı. Gerçekten özgürlük ancak ölümle gelebilirdi onun için. Ve Ryu’nun öldüğü sahne bence en iyi sahneydi. İkinci olarak ise eski polis memuru, gap dong şüphelisi ve kendisinin gerçek gap dong olduğunu iddia eden delinin Korkunç Kaplan’a bağırdığı sahne muhteşemdi. En etkileyici sahneler bunlardı bence.


Son olarak Suç ve Ceza olayı çok iyiydi. Ama Ji Ul’un Sonia olamayacağı gibi, Ryu da Raskolnikov olamazdı. Onda o vicdan yok. Diziden sonra Suç ve Ceza okumaya başlayan ve bu süreçte her bölümden sonra ertesi gün görüşecek olmamıza rağmen yerinde duramayıp beni arayan -hatta bazen bölümün yarısında- izleyeceğim anlatma diye yalvarmama rağmen anlatan, daha sonrasında benim ona zorla anlattırdığım, birlikte Lee Joon'a fangörllük yaparak "çook tatlııııı" diye yerimizde duramadığımız, her zaman güldüren DÜ’ye saygılar&sevgiler… 

Hadi güle güle...


7 yorum:

  1. Nasıl özür dilesem bilemiyorum doğrusu.
    Baştaki resimden ürküp yazıyı okumayı ertelemiştim en sonunda merakıma yenik düştüm.Polisiyeye bayılırım sanırım o kadar aşırı bi korkutucu unsur da yok benlik dizi gibi geldi
    karakter analizine bayıldım
    2.Bölümü okumadım henüz ama umarım diziyi bitirince okuycak kadar meraklı çıkmam :)
    Bi de şu Deniz ürünü kim acaba?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Korku unsuru hiçbir şey yok, belki sadece saklambaç isimli şarkının melodisini ıslıkla çalıyorlar, o ürkünç sayılabilir. (Ben onunla DÜ'yü korkutuyordum da mesela :D) Ama şiddetle tavsiye ediyorum yani, muhakkak izle.
      2.bölümü okuma zaten, izlemenin anlamı kalmayabilir :D
      Deniz Ürünü en yakın arkadaşlarımdan biri, adını zikretmek yerine ona taktığım lakabı söylüyorum. :D Kendisi benim Kore fanı olmama vesile olan iki insandan biridir.^^

      Sil
  2. Selam. :)
    Güzel bi tanıtım ve yorumlama yazısı olmuş. :) Bence Gap Dong bu senenin en iyi dizilerindendi hoş bu senenin yapımı olan çok fazla dizi izlemedim ama olsun konusu güzeldi bi kere. Gerçek bi hayat hikayesinden alınmış olması da artı puan katıyor ve genelde melodram çeken Kore'nin standartlarına göre çok iyiydi. :)
    Lee Joon ayrıntısı zaten başlı başına diziyi izleme sebebi, tamam itiraf ediyorum sırf Lee Joon için başlamış olabilirim diziye ama sonradan çok beğendim. :D Dediklerine katılıyorum Lee Joon'un oyunculuğu mükemmeldi. Bu rolün altından kalkabilecek başka bi idol düşünemiyorum zaten bunun tipini hep değişik, gizemli ve psikopat görünümlü bulmuşumdur. :)
    Maria'ya bende çok uyuz olmuştum ya... daha kendi psikolojisi düzelmemiş bi de kalkmış milleti tedavi etmeye çalışıyor.
    Ji Ul'la Tae Oh'un olmasını isteyenlerdenim bende ama birlikte olamayacakları bal gibi ortadaydı. Kız iyiydi hoştu ama Deli Keşiş aşkı abartıydı.
    Seninde diziye ilişkin tahminlerin tam yerinde olmuş bence senarist olmayı ciddi ciddi düşünmelisin. :)
    Bu kadar geç yorum yazdım çünkü izleyememiştim son bi kaç bölümü onları da tamamlayınca yazmak istedim. :) Memories of Murder'ı da izledim sen yazınca onu da çok beğendim ama diziyle kıyaslarsak Gap Dong daha hoşuma gitti. :)
    Çok uzun bi yorum oldu farkındayım kusura bakma. :) Ellerine sağlık tekrardan. :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yayyy uzun yorumları severim! :D
      Ben bu senenin dizilerini pek bilmiyorum, bir Stars var işte o kadar ama bu gerçekten çok iyiydi. Evet evet, özellikle gerçek bir hikayede yola çıkılmış olması kafayı fena halde takmama neden oldu.
      Ben de Lee Joon için başladığımdan seni çok iyi anlıyorum leydim :D Evet, Rough Play'i izlemişsinizdir, adam manyak, psikopat, deli rolleri için biçilmiş kaftan!
      Kız o kadar Deli Keşiş dedi ki onun yüzünden Dedektif Ha'ya uyuz oldum yahu :D
      Film çok iyiydi gerçekten, hala aklıma gelince... :D
      Senin de ellerine sağlık bu güzel yorum için :'')

      Sil
  3. Merhabaa :) Yazını, dizi hakkındaki yorumlarını çok beğendim. Şu sıralar dizi izleyemesem de senin sayende diziyi izleyesim geldi ^^ Umarım vakit bulurum da izlerim :)
    Bu arada senin kadar büyük, güzel bir blogum olmasa da bana da beklerim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba hoş geldiiiin :'')
      Teşekkür ederim, çok güzel bir diziydi, herkese tavsiye ediyorum :D
      Yeni bloglar keşfetmeyi severim ben.^^

      Sil
    2. İzlediğim dizileri bitirdiğimde, izleyeceğim :) Hehee bende ^^

      Sil