Pazar, Aralık 16, 2012

return to base



Zım Zım Zım! Evet sayın Kore ya da film severler… Bu yazıda ilginizi çekebilecek bir şeyler olabilir. Ya da direk “rain-severler” mi demeliyim?  “Bi-oppa-fan-club” üyeleri… Neyse şirin fandomlar sizi, hele yeppudadaki rain-severler… Kalbimdesiniz. (El yumruk yapılır, kalbe koyulur. İleri açılırken barış işareti şeklinde ileri uzatılır.)


Zıhahaha! (Kendisi gülme efekti oluyor.) Üsse dönün başlığı, Rain muhabbeti falan. Bir de üstüne resim. Çaktınız köfteyi tabi. Yazının konusu R2B: Return To Base… Kore’de 15 Ağustos’da vizyona giren bu film aylardır bana ters takla attırıyor. Bilmem kaçıncı trailerını izledikten sonra –aylar sonra- en sonunda film internete düştü de izleyebildik çok şükür.

Ben artık ümidimi kesip aranmaktan vazgeçtikten sonra düşmüş hem de. O kadar ki film çevrilmiş, bütün sitelere dağılmış ve ben izleyecek film ararken karşıma çıkmış. Ben de tabi bir sinir, bir şok hala izleyememiş olduğum gerçeğini kabullenmek istemeyerekten insanlıktan çıkma modumu aktifleştirdim. -Ne absürt bir cümle kurdum öyle!-

Tabi bütün bunlar dün gece saat iki civarında oldu. Neyse filmden bahsetmeden önce söyleyeceklerim var. –hiç konuşmamış gibi hissediyorum- Ben bu filmi 9 aydır bekliyordum yahu! Ağlayabilirim. Ama ne oldu? Ne oldu? Neyse… Filmin yapımına geçen senenin Mart ayında başlanmıştı. Hatta adı da “Soar to into the Sky” (Göğe yükselmek) olacaktı. Ama sonradan değiştirildi, iyi de edildi çünkü içeriğine bakarsak “Üsse dönün” daha uygun bir isim. –Ayrıca daha karizmatik-

Neyse, sevgili Rain’imiz “Askere gideceğim, Allah bilir başıma ne gelecek? Yok artık, işim yok da bir de film mi çekeyim? Askere gitmeden asker mi olayım?” vb. şeklinde isyanlar etmeyerek uslu uslu filmini çekti sonra da askere yollandı.  Öyle ki basın toplantısına bile gelemedi, onun yerine karton Rain diğer oyunculara eşlik etti. Galaya dahi katılamadı. Haa bir de galaya davet edilen YunJae çifti var ki –tabi bunlara çift davetiyesi gönderilmedi- Jaejong galaya gelme cesaretini gösterirken, Yunho’muz davete icabet etmedi –ya da ettirilmedi, artık SM yan yana gelirlerse ateşle barut yan yana durmaz hesabından eski YunJae aşkı alevlenir diye mi korktu, yoksa Jae’in Yunho’nun aklını çelip şirketten ayırmasından mı tırstı, bilinmez. –

Return to base 1964 yapımı Red Scarf (Kırmızı eşarp) filminin –hayır filmi izlemedim ve ismiyle olan bağıntısını bilmiyorum- yeni sürümü olarak çekilmiş. Ayrıca Kore savaşının 60.yılında olmasının hatırı da bulunmaktaymış.
Yönetmenimiz sevgili Kim Dong Won’muş. Ve ekip de Inception filminin ekibiymiş. –çekim ekibi tabi- Yani Paul’ün “Wow! Fantastic Baby.” Dediği andı. Ki beklentimi tavan yaptıran olay da buydu. Ayrıca filme 10.000.000.000 won harcanmış. –Bu da yaklaşık 16.5 milyon Türk lirası civarında bir şey yapıyor-

Oyuncularımız… Rain Rain Rain… Elbetteki her şeyin ve herkesin düğüm noktası o. Kendisi müthiş yetenekli ama kuralları sallamayan bir pilot. Ki sonuçta bu adamlar asker, kuralları sallamamak kimin haddine düşmüş? Gerçekte olsa anında basarlardı tekmeyi, ordudasın oğlum sen! Umarız Rain askere gidince de filmdeki gibi sanıp kafasına göre takılmaz. Biz de olsa çocuğu şamar manyağı yaparlar yahu.

Neyse… Elbette asi gencimiz Black Eagles isimli gösteri takımından show sırasında yapılması yasak bir hareketi- zero-knot- yaptığı için atılıyor. –Gerçi kimseye zarar vermedi ama ucuz yırttı. Artistliğin hiç gereği yoktu çok sayın Bi Rain. Yaptığın manevra yüzünden hatunların etekleri havalandı zaten.- Geldiği bölümde kimler var? Benim dikkat ettiklerimi söyleyeceğim. Jung Tae Hoon’un (Bi Rain) eski kankası Oh Yoo Jin buradaymış. Lee Ha Na bu rolü oynuyordu. Çok şeker bir kadın yahu. Shin Se Kyung var Yo Se Young rolüyle. Kulaklarından biri işitmeyen makinisti oynuyor. K-dramalarda çok sık karşılaştığınız türden bir aşk yaşıyorlar iki saatlik filmde.

Ve Lee Jong Suk var elbette ki, filmi keşfetmeme ve de izlemek için sabırsızlanmama neden olan da oydu. Kendisi Ji Seok Hyun isimli çaylak bir pilotu oynuyor. Hiç fark etmemiştim ama bu çocuk iyi rol yapıyor be! Ah canım… Başına gelmedik kalmadı zaten. Önce Rain’in co-pilotu olmak zorunda kaldı. Sonra görev başında bayıldı ve baygınken koltuğu fırlatıldı. Allah’tan ölmedi ama düşman hattına indiği için Kuzey Koreliler tarafından kovalandı. En sonunda da vurularak –ki ben bu sahnede elimi ileri uzatarak hayır diye bağırdım, neyse ki omzundan vurulmuştu- acı dolu deneyimini tamamladı. Takım arkadaşını kaybettiği gerçeğini ise hiç söylemek istemiyorum. Az daha zırlayacaktım.

Neyse genel olarak değerlendirmek gerekirse… Anadolu Kartalları’nı izlediniz mi? Bütün Çağatay Ulusoy nefretime rağmen filme gitmiştik… Nedense onu andırdı bana, gerçi çok daha iyiydi tabi ama teknik olarak. Ancak senaryoya bakarsak peki bir orijinallik yoktu. Sanki kısa bir diziyi iki saate sığdırmışlar gibi bazı bölümler kasıntı olmuştu. Ya da ben dizi/film/kitaplardaki aşk kurgularını çok sıkıcı bulduğum için bana öyle geldi. En iyisi siz izleyip kontrol edin hahah

Yine de görsel açıdan izlenmeye değer bir filmdi. Aksiyon sevenler için filmin başları sıkıcı gelebilir. –şahsen bana biraz geldi- Ama sonrasında fena olmuyor. Ancak filmi izleme nedenlerinizden ilki Lee Jong Suk’sa benim gibi, en kısa yoldan bu işten cayın, Gidin sevgili Ha Ji Won’cuğumun filmi olan As One’ı izleyin derim. Aslında bunun için en ideali School 2013 dizisidir.

Ayrıca filmde yer yer şamata da vardı. Şahsen ben bayağı güldüm. Hele ara ara gösterilen, yan rollerde oynayan bu iki askerin başına gelenler süperdi.

Bir de gözümden kaçmayan başka bir nüans var tabi. Güney Kore başbakanı ve savunma bakanı Amerika izin vermemesi rağmen operasyon düzenledi. Başkanın bir de Amerikalı komutana: -“Burası benim ülkem!” diye bağırması vardı ki, ancak filmlerde olabilecek kadar güzel bir şeydi. Güneylilerin Amerika’yı çok sevdiği bilinir. Buna rağmen filmde bu hissedilmiyordu. Hatta aksini destekleyecek havası vardı diyebilirim.

Sonuç: Film güzeldi. Kore filmlerinin genelde tür olarak dram olduğunu düşünürsek farlıydı. Ama benim beklentimin biraz altında kaldı. Yine de gerçekten iyi filmdi. Uğraşmışlar belli, en azından baştan savma değildi. Bana güvenin izleyin. Zaten egoist Rain sevimli sevimli gülümseyip duruyor falan, hiç olmadı onu kesersiniz.

Ek olarak;
Filmi babamla izledim. Ve şok! Babam Çinli/Koreli/Japon hepsini ayırabiliyor. Ben bile karıştırıyorum. Ama film hakkında bir şey bilmezken babam şak diye Koreli damgasını yapıştırdı. Hayır, yani kendisi Uzakdoğu takıntımdan haberdar olmakla birlikte Japonya delisi olduğumu falan da biliyor. Ama nasıl hemen anladı hiç bilmiyorum. Üstüne üstlük bir de “Ying Yang Yung” diyerek Korece’yle dalga geçti.

Bir de ara ara annemin bizi ziyaret edip yorum yapması vardı. Ya da ben birine bir şey olacakken/olduktan sonra tepki verirken içeriden “Ne Oldu?” diye bağırması... Bununla birlikte benim unutmuş olduğum eski Kore savaşının anısıyla ilgi olduğunu annem hatırlattı. Nereden bilebilir ki? Acaba annemle babam Kore fanı falan da benden mi gizliyorlar? Casusluk falan mı yapsam dedim ki aklım “naega saranghan spy, keunyeoreul chocha day and night” a gitti. Beş dakikaya geliyorum.


Unutmadan bir de filmin çekimleriyle ilgili olarak. Çekimlerde oyuncular bayıldı çünkü gerçek pilotların geçtiği yer çekimi testinden geçmek zorunda kaldılar.Yu Jun San iki kere bayılmış, üçüncüsünde geçmiş. Lee Jong Suk da bir kere bayılmış ve çok korkmuş. Yu Jun San’a bakıp cesaretlenerek ikincisinde turnayı gözünden vurmuş. O tipine baktığım zaman şaşıyorum nasıl becerdiğine… Lee Ha Na’m da bayılmış cancağızım ama Jong Sukkie gibi ikincisinde becermiş o da. Ve Rain yine sıra dışı bir başarı göstermiş. Testi ilk denemesinden geçmesi yetmezmiş gibi 6G ve 9G’ye dayanmış. Ki bu bütün askeri pilotlara oranladığımızda sadece yüz kişiden birinin yapabildiği bir şeymiş. Bu iki testi aynı günde geçmek de tarihte bir ilkmiş. Ve ilk ikisinde bayıldıktan sonra üçüncü de geçmek. Ancak testin bazı yan etkileri olmuş tabi. Rain parmaklarını hareket ettirememiş ve ertesi gün de vücudunda bazı küçük morluklar oluşmuş.

-Rain ve co-pilotu Lee Jong Suk-

-Filmde Rain ve Jong Suk Geleneksel Hava Kuvvetleri Hawk yarışmasını kazanmıştı, 1960'dan beri bu yarışma yapılıyormuş.-

Bitirirken;

Filmin OST’leri çok güzeldi. Muhakkak dinleyin derim. 


Hurgyu - Closer to the Sun

ve Jung Tae Hoon'dan Fly Away.

Bir de filmin oyuncu kadrosunun katıldığı –tabi Rain yine yok- Happy Music 3 programı var ki, oldukça eğlenceliydi. İzlerseniz pişman olmayacaksınız. Saygılar…

                                                                             -espivay olmaya karar veren Paul Muad-Dib-

4 yorum:

  1. Filmi çok beğendi zaten bir aksiyon filminden çok fazla birşey bekleyerek izlemem 2 saatlik bir eğlence bekleyerek izledim ve eğlendim ancak şu aşk mevzusu çok havada kalmıştı ki bunu kesilen sahnelere bağlıyorum okuduğuma göre yönetmen Rain ve Shin Se Kyung'un birlikte oldukları 3-4 sahneyi kesmiş ki bence olsaymış çok daha iyi olurmuş gibi göründü

    25 milyon dolar gibi bir gişe yapmış sanırım ki çok yüksek bir rakam bu

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aşk olmasa bence daha iyi valla :D O değil Lee Jong Suk'la komutanlarından birinin de öpücük sahnesi mi ne varmış. -Ama sarhoş oldukları için yani :D- O da çıkarılmış. :D Rain oynar da tutmaz mı? :D Hem senaryo klas olsa da çekimler iyiydi. :D

      Sil
    2. Aynen senaryo tırt olmuş bildiğimiz sıradan hollywood senaryosu işi çekimler ve oyuncuların popülerliği kurtarmış filme para yatırıldığı belli bir de senaryo olsa

      Sil
    3. Senaryo, karakterler hatta replikler bile klişe :D Geri dönüt almışlar gerçi ama en azından başrol bu kadar tipik olmasaydı iyiydi. :D Rain çok iyi oynamış orası ayrı. :D

      Sil